Bebeğinizin
kalp atış seslerini duyma, cinsiyetini öğrenme, isim düşünme, odasını hazırlama
derken heyecanlı bekleyiş biter ve yavrunuz dünyaya gözlerini açar. Bir anda hayatınızın anlamı değişir.
Bebeğiniz büyüdükçe ister istemez, onun davranışlarını çevresindeki
yaşıtlarıyla kıyaslarsınız. Ebeveynlere sorular sormaya başlarsınız. " Benim çocuğum bunları yapıyor, sizinki de böyle mi?"
Bazen
anne babanın, bazen de eş dost’ un dikkatini çeken farklılıklar ortaya çıkar. “Babası da geç konuşmuş,
dayısı gibi çekingen…” Kafanızda bin
tane soru işareti oluşur. “Bu çocuk konuşmuyor, yaşıtları gibi değil, düzgün
oyun oynamıyor, çok hareketli, dikkati dağınık, saldırgan, tembel… ”
Ve
nihayet bir uzmana götürüp sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırsınız. Bazen
doktorun dediklerini duymak istemez, başka uzmanlara gidersiniz. Bu koşturma
içinde, herkes size “zaman kaybetmeden eğitime başlasın. ” der. “Nasıl bir
kurum olmalı? , Öğretmenin özellikleri neler olmalı?, Eğitimde nelere dikkat
etmeliyim?, Çocuğuma nasıl davranmalıyım? , Bunu nasıl öğreteceğim? , Peki
şimdi ben ne yapmalıyım?” gibi sorular sorular…
Amacım
bu meşakkatli yolda ailelere, normal ve farklı gelişen çocuklardaki on yıllık
bilgi ve deneyimlerimi paylaşarak, birlikte kocaman bir aile olmaktır.
Blog
açmam konusunda beni destekleyen aileme, arkadaşlarıma kısaca herkese
teşekkür ederim.
Unutmayın HER ÇOCUK FARKLI GELİŞİR!..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder